Ulaş Karasu: “Bu Nankör Kamu Görevinden Çıkarılmalıdır”

30.03.2026

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” ifadesine tepki gösterirken, Yalçın’ın kamu görevinden alınması gerektiğini vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, yaptığı yazılı açıklamada Yalçın’ın sarf ettiği sözlerin yalnızca talihsiz bir açıklama olarak geçiştirilecek türden bir söylem olmadığını belirterek, “Bu sözler, doğrudan doğruya bu ülkenin kurucu iradesine, Cumhuriyet’in tarihsel kazanımlarına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesine yönelmiş açık ve alçak bir saygısızlıktır” dedi. “100 yıllık narkoz” ifadesiyle tarif edilmeye çalışılanın aslında “bu toprakların esaretten kurtuluşunun, halkın kendi kaderine sahip çıkışının ve bağımsız bir devlet kurma iradesinin adı” olduğunu da vurgulayan Karasu, “Cumhuriyet; bu ülkenin nefesidir, onurudur, hafızasıdır. Bu Cumhuriyet; üzerinde yürüdüğümüz yolların, çalıştığımız kurumların, aldığımız her nefesin teminatıdır” dedi. Bu tür açıklamaların aslında ne ilk, ne de son olduğuna da dikkat çeken Karasu, açıklamasında şöyle dedi:

CUMHURİYET DÜŞMANLIĞININ TEZAHÜRÜ!

“Bu hadsiz, bu nankörce açıklamalara AKP iktidarı döneminde ne yazık ki defalarca tanık olduk. Bu bir zihniyet meselesidir. Bugün Cumhuriyet’in kurumlarında görev yapan, devletin maaşını alan, bu ülkenin imkanlarıyla varlık bulan bir kişinin; dönüp Cumhuriyet’i aşağılayan, küçümseyen ve hedef alan ifadeler kullanması, en hafif deyimle kabul edilemez bir hadsizliktir! Bu yaklaşım, Cumhuriyet düşmanlığının açık bir tezahürüdür. Bir konfederasyon genel başkanının görevi; ülkeyi gerilim hatları üzerinden ayrıştırmak, toplumsal değerleri hedef almak veya tarihsel kazanımları itibarsızlaştırmak değildir. Sendikaların ve konfederasyonların asli görevi; emekçilerin haklarını korumak, çalışma hayatını iyileştirmek ve ülkenin sosyal adalet zeminini güçlendirmektir. Türkiye’yi gericiliğe, karanlığa ve kutuplaşmaya sürükleyen bir dil; emek mücadelesinin dili, asla olamaz! Bugün Türkiye’de kamuda sendikalaşma yapısının nasıl şekillendiği herkesin malumudur. Göreve yeni başlayan kamu emekçilerine yönelen açık veya örtük baskılar, tek merkezli bir sendikal örgütlenme anlayışını dayatan pratikler ve liyakat yerine bağlılığı esas alan bir düzen; bu AKP zihniyetin nasıl üretildiğini açıkça göstermektedir. Tek adam anlayışıyla şekillenen bu yapı; kamuda da tek ses, tek çizgi ve tek örgüt dayatmasını beraberinde getirmiştir. Bu anlayışın temsilcisi olan bir kişinin; Cumhuriyet’i hedef alan ifadelerle konuşması tesadüf değildir. Bu, bilinçli bir ideolojik hattın sonucudur. Bu hattın ortak özelliği; bu toplumdan beslenmek, bu devletin imkanlarından yararlanmak ve ardından dönüp bu ülkenin kurucu değerlerine dil uzatmaktır. Bu anlayışa sahip bir kamu görevlisi olamaz, zaman yitirmeden bu kişi kamu görevinden çıkarılmalıdır”

Memur-Sen’e ve tüm kamu emekçilerine çağrıda da bulunan Karasu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Sizler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kamu görevlilerisiniz. Bu bayrak altında görev yapmaya, bu ülkenin halkına hizmet etmeye yemin etmiş insanlarsınız. Bu sorumluluk; Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmayı, bu ülkenin kurucu iradesine saygı duymayı gerektirir. Kendi ülkesinin temellerine saldıran bir anlayışla aynı çatı altında bulunmak; her kamu emekçisinin vicdanında sorgulanması gereken bir durumdur. Hiç kimse, bu sözlerin sıradan bir ifade olduğunu iddia edemez. Hiç kimse, bu hadsiz yaklaşımı meşrulaştıramaz. Cumhuriyet’e yönelen her saldırı; ülkemizin geleceğine yönelen bir tehdittir. Açık ve net ifade ediyorum: Bu açıklamayı yapan kişi derhal görevinden ayrılmalıdır. Hakkında gerekli idari ve hukuki süreçler başlatılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun kurucu değerlerine ve toplumsal hafızasına yönelen böylesi alçak söylemler karşısında sessiz kalınamaz. Bugün susanlar, yarın bu zihniyetin yarattığı tahribatın parçası haline gelir. Türkiye Cumhuriyeti; bir kişinin, bir zihniyetin veya bir ideolojik grubun hedef tahtası haline getirilemeyecek kadar büyük bir değerdir. Cumhuriyetimiz; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bu toprakların yoksul halkının, emekçilerinin, kadınlarının, gençlerinin ortak mücadelesiyle kurulmuştur. Bu nedenle de Cumhuriyet’e yönelen her saldırı; doğrudan doğruya bu halkın iradesine yönelmiş bir saldırıdır. Kimse unutmasın! Cumhuriyet; aydınlanmadır. Cumhuriyet; eşit yurttaşlıktır. Cumhuriyet; bağımsızlıktır. Cumhuriyet; gelecektir. Bu değerleri hedef alan hiçbir anlayış ne bugün ne de yarın ülkemizde kalıcı olamaz. Ne bu hadsiz söylemler, Ne bu karanlık zihniyet, Ne de bu düzenin şakşakçılığı; Türkiye’nin aydınlık yarınlarını gölgeleyemez. Ülkemizin kurucu değerlerine dil uzatanlar, halkımızın vicdanında çoktan mahkûm edilmiştir. Türkiye’nin geleceği; Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkanların ellerinde yükselecektir.”

MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI

CHP’li Karasu, çirkin sözleri Meclis gündemine de taşıyarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergede, Ali Yalçın’ın sözlerine ilişkin hükümetin herhangi bir değerlendirme yapıp yapmadığı, söz konusu açıklamalarla ilgili idari ya da hukuki bir sürecin olup olmadığını sordu.


Benzer Haberler